Sevan Bıçakçı, Kapalıçarşı’dan dünyaya uzanan tasarım ve zanaatkârlık anlayışını İstinyePark’taki yeni mağazasına taşıyor. Mağaza, klasik bir mücevher satış noktasından çok markanın üretim kültürünü yansıtan bir alan olarak kurgulanıyor.
Yüzük, kolye, küpe, bilezik ve broşlardan oluşan seçkinin yanı sıra uzun üretim süreçleri gerektiren obje çalışmaları da burada sergilenecek. Her mücevher yalnızca bir kez tasarlanıyor; üretim süreçleri ise parçanın niteliğine göre haftalar, aylar, hatta yıllar sürebiliyor.

Zanaatın farklı disiplinleri bir arada
Sevan Bıçakçı’nın üretim anlayışında kuyumculuk; ressamlık, heykel, hat, hakkâklık ve mine işçiliği gibi farklı disiplinlerle bir araya geliyor. Markayla özdeşleşen teknikler arasında taşın arka yüzeyine oyularak ön taraftan üç boyutlu görünüm elde edilen Reverse Intaglio (ters mikro oyma) da bulunuyor.

Bıçakçı, üretim yaklaşımını “Bazı şeylerin hâlâ yavaş yapılması gerektiğine inanıyoruz. Çünkü zaman, yaptığımız işin en önemli malzemelerinden biri” sözleriyle anlatıyor.
İstinyePark mağazasıyla birlikte marka, Kapalıçarşı’da başlayan zanaat geleneğini İstanbul’daki yeni bir noktaya taşımış olacak.
