Yazın şehirde kalmak, doğru adreste başlı başına bir deneyime dönüşebiliyor. The Peninsula Hotels de dünyanın farklı metropollerindeki rooftop ve teraslarını gastronomi, kokteyl ve şehir manzaralarının buluştuğu açık hava adreslerine dönüştürüyor.

İstanbul’da gün batımı Topside’da
The Peninsula Istanbul’un Boğaz ve Tarihi Yarımada manzarasına açılan Topside Bar’ı, yaz akşamlarının öne çıkan duraklarından biri. Kadim Deniz İpek Yolu üzerindeki limanlardan ilham alan kokteyller, gün batımından İstanbul’un gece ışıklarına uzanan manzaraya eşlik ediyor.
Paris’te Le Rooftop, Eyfel Kulesi manzarası karşısında hafif Fransız lezzetleri ve kokteyller sunuyor. Londra’da ise The Peninsula London, Soleil by Claude adlı yaz konseptiyle Fransız Rivierası esintilerini Hyde Park ve Wellington Arch manzarasına taşıyor.

Asya’nın yükseklerinde
Hong Kong’da Victoria Limanı’na bakan Felix, Asya ve Avrupa etkilerini buluşturan mutfağıyla öne çıkıyor. Tokyo’da The Peninsula’nın 24. katındaki Peter, Imperial Palace bahçeleri manzarasında modern ızgara menüsü sunarken; Şanghay’daki Sir Elly’s Terrace, Bund manzarasını modern Avrupa mutfağıyla tamamlıyor.

New York’tan Beverly Hills’e
Fifth Avenue üzerindeki The Peninsula New York’un Pen Top terası, Midtown silüetinin ortasında kokteyl ve hafif lezzetlere odaklanan bir açık hava buluşma noktası.
Los Angeles’ta ise The Peninsula Beverly Hills’in The Roof Garden alanı günün farklı saatlerine yayılan bir deneyim sunuyor. Yerel ve mevsimsel ürünlerle hazırlanan menü, havuz başındaki kabana alanları ve Los Angeles manzarasıyla tamamlanıyor.
İstanbul’dan Paris’e, Hong Kong’dan New York’a uzanan bu adresler, yazın şehirden kaçmak yerine şehrin biraz üzerine çıkmayı öneriyor.
