Michelin Rehberi, şarap programlarıyla başlı başına bir seyahat nedeni olarak gördüğü 18 restoranı açıkladı. Saint-Émilion’dan Porto’ya, Tokyo’dan Auckland’a uzanan seçkide binlerce şişelik mahzenler, nadir yıllar ve yerel üreticilere odaklanan koleksiyonlar öne çıkıyor. İspanya’daki Atrio’nun 40 bin şişelik mahzeni ise listenin en çarpıcı örneklerinden biri.
Michelin Rehberi’nin 1 Ekim’de yayımladığı yeni seçki, bu kez restoranların mutfağından çok şarap mahzenlerine ve sommelierlerin oluşturduğu listelere odaklanıyor. Michelin’in belirlediği 18 adres, yalnızca prestijli etiketlerin sayısıyla değil, bulunduğu bölgenin şarap kültürünü ne ölçüde yansıttığıyla da dikkat çekiyor.
Fransa’nın Saint-Émilion kentindeki Logis de la Cadène, seçkinin dikkat çeken adreslerinden biri. Château Angélus ile aynı aile tarafından işletilen restoranın şarap programında Bordeaux belirgin biçimde öne çıkıyor. Tarihi mahzen ve sommelier Alexandre Cuvillier yönetimindeki seçki, restoran deneyiminin önemli bir parçasını oluşturuyor.
Porto’daki iki Michelin yıldızlı The Yeatman Gastronomic Restaurant ise Portekiz şaraplarına odaklanan güçlü koleksiyonuyla öne çıkıyor. Porto şaraplarından küçük üreticilere uzanan mahzen, şef Ricardo Costa’nın menüleriyle eşleştiriliyor.

40 bin şişelik mahzen
Seçkinin en dikkat çekici duraklarından biri İspanya’nın Cáceres kentindeki üç Michelin yıldızlı Atrio. Restoranın özel olarak tasarlanan mahzeninde 20 ülkeden yaklaşık 40 bin şişe bulunuyor. Koleksiyonun öne çıkan bölümlerinden birini Château d’Yquem oluşturuyor; mahzende bu şaraba ait 19. yüzyıla kadar uzanan 95 farklı yıl yer alıyor.
İspanya’nın Toledo kentindeki Adolfo da koleksiyonunun büyüklüğüyle dikkat çekiyor. Dokuzuncu yüzyıldan kalma bir mağarada oluşturulan mahzende yaklaşık 45 bin şişe ve 2 bin 500’den fazla farklı şarap bulunuyor.
Tokyo’daki LE BOURGUIGNON ise farklı bir yaklaşım sergiliyor. Yaklaşık 600 şaraptan oluşan listenin yüzde 90’a yakını Burgundy’den geliyor. Şef Yoshinaru Kikuchi’nin 25 yılı aşkın süredir bölgedeki üreticilerle kurduğu ilişkiler koleksiyonun şekillenmesinde önemli rol oynuyor.

Yerel şaraplar merkezde
Michelin’in seçkisinde yalnızca Bordeaux ve Burgundy’nin büyük üreticileri yok. Slovenya’daki Galerija Okusov, yaklaşık bin farklı şarapla özellikle Slovenya’nın yerel üreticilerine yoğunlaşırken, Yeni Zelanda’daki Essence; Central Otago Pinot Noir’larından turuncu ve oksidatif şaraplara uzanan geniş bir liste sunuyor.
Auckland’daki The French Café’de ise Yeni Zelanda üreticileri Avrupa şaraplarıyla yan yana geliyor. Restoranda yaklaşık 30 şarap kadehle servis ediliyor ve eşleştirmelerde Avrupa-Asya etkileri taşıyan mutfak dikkate alınıyor.
Michelin’in yeni seçkisi, şarap listesinin bazı restoranlarda yemeği tamamlayan ikincil bir unsur olmaktan çıktığını da gösteriyor. Yerel üzümler, küçük üreticiler, zor bulunan eski yıllar ve sommelierlerin oluşturduğu seçkiler, bu adresleri yalnızca yemek için değil, şarap deneyimi için de seyahat edilen destinasyonlara dönüştürüyor.

Michelin’in seçtiği 18 adres
- Logis de la Cadène — Saint-Émilion, Fransa
- The Yeatman Gastronomic Restaurant — Porto, Portekiz
- Al Carroponte — Bergamo, İtalya
- Spondi — Atina, Yunanistan
- Trivet — Londra, Birleşik Krallık
- LE BOURGUIGNON — Tokyo, Japonya
- Galerija Okusov — Petrovče, Slovenya
- Essence — Queenstown, Yeni Zelanda
- Adolfo — Toledo, İspanya
- Winzerhaus Rebstock — Vogtsburg im Kaiserstuhl, Almanya
- La Table de Yoann Conte — Veyrier-du-Lac, Fransa
- Marsupino 1901 — Briaglia, İtalya
- Chi-Fu — Osaka, Japonya
- Tuju — São Paulo, Brezilya
- Atrio — Cáceres, İspanya
- Fifty Seconds — Lizbon, Portekiz
- Frédéric Doucet — Charolles, Fransa
- The French Café — Auckland, Yeni Zelanda.
